top of page

Korkuyorum, yine bir kadın ziyan edilecek…

  • Yazarın fotoğrafı: İklim Bayraktar
    İklim Bayraktar
  • 21 Kas 2012
  • 3 dakikada okunur

Korkuyorum, yine bir kadın ziyan edilecek…

Bülent Arınç’ın bugün meclis kürsüsünden gündeme getirdiği olayı Mayıs ayında duymuştum.

Ankara küçük, fısıltılar büyük olunca hiçbir şey aslında gizli kalmıyor, sadece genele yayılmıyor. Merkez medyaya düşmeyen (veya düşürülmeyen) skandal denebilecek pek çok olay cereyan ediyor ama isteğe bağlı olarak gündeme getiriliyor ya da tezgâh altında bekletiliyor.

Tıpkı; aslında herkesin bir kaseti olduğu ve günü geldiğinde ortaya çıkacağı teorisi gibi…

Haziran ayında da bu olayın adli makamlara bildirildiğini ve dava açıldığını duymuştum. Hatta Haziran ayı sonunda birkaç internet sitesi de haber yapmıştı ama merkez medya görmemişti bu haberi... Zamanı değildi demek ki… Bilemiyorum, yoruma açık bir durum bu…

Bir kadın, mesaj yoluyla hakaret ve tacizle rahatsız edildiği iddiasıyla Muharrem İnce'den şikâyetçi olduğunu savcılığa bildirmiş. Kanıtlayabileceğini de eklemiş. Bugün ise kanıt göstereceği mesajların konuyu ilettiği avukat tarafından silindiğini, savcılıktan telefonunu arayan ve kendisine mesaj gönderen numaraların kayıtlarının çıkartılmasını talep ettiğini okuduk. Aradaki süreçte neler olduğunu bilmiyoruz, bu zaten yargının işi…

Her şey mümkün… Birinin gücü mesajları yok eder diğerinin gücü geri getirir… Hiç şaşırmam!

Bugün Bülent Arınç: “TBMM'de ilk kez bir milletvekili hakkında cinsel taciz iddiasıyla dokunulmazlığının kaldırılması için dosya hazırlandığını” belirtti ve ekledi; "Her türlü suçlama yapılabilir ama cinsel taciz iddiasıyla fezleke bugüne kadar düzenlenmemiştir. Muharrem İnce üzerinde böyle bir ayıbı taşıyor. En azından bu cinsel taciz iddiasından kurtulana kadar bulunduğu görevden istifa etmesi, dokunulmazlığının kaldırılması gerekir"

Unutulmamalıdır ki dokunulmazlığı kaldırılırsa çeşitli konularda yargıda hesap vermesi gereken vekil her partide mevcuttur. Halkın oyu ile seçilmiş milletvekillerinin konumuna yakışır şekilde yaşaması ve eline, beline, diline maksimum özen göstermelidir.

CHP'deki kadın milletvekillerine de görev düştüğünü söyleyen Arınç," Kadın milletvekilleri İnce'nin yanında oturmamalı, selamı sabahı kesmeli" derken aylardır karar aşamasına gelmemiş devam eden davaya yön göstermiş mi oldu acaba?

Uçkur sevdası nedeniyle gündeme gelmek izah edilemez bir siyasi kirlilik ve kişisel zavallılıktır aslında.

Bunu siyasi rakibini alt etmekte kullanılan en son çare olarak görenler, aslında beklenenin tersine ya mağdura sahip çıkacak ya da yeni mağdurlar yaratacaktır.

Arınç’ın taciz iddiasıyla ilgili hazırlanan iddianameden ayrıntıları okuması bir nevi gazetecilere bu konuyu haber yapmaları için verilmiş bir işarettir. Konuşmalarından dolayı İnce’ye dava açması ya da ağır cevap vermesi her şeyden önce çok insani bir tepki, hatta haktır; ama TBMM kürsüsünden taciz iddiasını gündeme getirmesi en basitinden ortada linç edilecek bir kadın yaratmak açısından son derece yakışıksız olmuştur.

Muharrem İnce vurulmak istenirken aslında yine bir kadındır vurulan. Yine bir kadın hayatıdır talan edilecek olan. Buna sebep olmak vicdanlı, etik bir siyasi kavga olarak algılanamaz.

Korkuyorum…

Kim haklı kim haksız derken yine ortada bir kadın ziyan edilecek.

Bu yazıyı yazma sebebim de aslında budur.

Konu sosyal medyaya düşer düşmez anında Facebook’ta daha hiçbir hukuki bilgi ve kanıt ortada yokken söz konusu olayda, ister istemez varlık gösteren kadın hakkında çok ama çok ağır sözler yazıldı. İçim acıdı.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak ne feci bir şey!

En acı olanı da siyasetin bu seviyesizliği karşısında dikilmeyen kadınların, erkekleri de hiç tanımıyormuş gibi yapıp işin gerçeğini bilmeden kadına saldırmasıydı. Her şeyin altında derin sebepler aramak genel paranoyamız olmuş. Oysa bazen gerçekler çok basittir, ama illaki arkasında bir şey arayarak o basitliği es geçeriz. Karmaşa yaratırız.

Medya da bunu yaparak çok can almış ve toplum izin verdiği sürece de almaya devam edecektir.

“Kadın ünlü olmak için yaymıştır ya da kadın iftira etmiştir” diyenlere olayın Haziran ayında internete düştüğünü yazdım. Sırf anlasınlar istedim; bu işler öyle kadın isteyince olmuyor. Kaldı ki bu olayda kadın duyulmasını istemiş olsa aylardır niye ortalığa atmamış kendini?

Bu zalimliği yarın büyük medya da yapacak. Arınç’ın bir anlık kontrol edemediği öfkesi ile açılan bu yolda hem Arınç’ın hem İnce’nin siyasetten medyaya mevcut tüm eşrafı ile kamuoyundaki fanatikleri bir saniye bile tereddüt etmeden kadını suçlu, yalancı, haksız, ahlaksız ilan edecek. Belki de gerçek ortaya hiç çıkmayacak çıkarılmayacak ama bir kadın ve tabi ki onun ailesi, yakın çevresi çok zor duruma düşecek. Kapanmayacak yaralar açılacak.

Bu vicdansızlığa hukuksuzluğa bir çare bulunmalı artık!

Uçkuruna sahip olması gereken erkeklerin faturası genelde kadınlara kesiliyor.

Kadınlar kendi onurunu ve varlığını önemsemediği sürece, zihinsel gelişimini tamamlayamaz. Her tür şiddete maruz kalmaya devam eder. Ve bunun ne büyük bir toplumsal çöküşe hizmet ettiğini ancak başına gelince anlar. Çok yazık… Keşke başımıza gelmeden de anlasak, sağduyulu olabilsek...Ve son olarak lütfen unutmayınız; emin olmadan, gerçekleri bilmeden sırf duyduğunuz ya da medyadan okuduğunuzla yargıladığınız insanların vebali boynunuzda olacaktır.

Çok iyi tanımadığınız insanlara vereceğiniz ederinden fazla değer, gün gelir başınızı öne eğer...


 
 
 

Yorumlar


iwfyq6J8_400x400.jpg

Merhaba!

Ben İklim Bayraktar. Bir çoğunuz beni tanıyorsunuz; ya da belki öyle zannediyorsunuz? Bir de benim kalemimden dinleyin.

Yeni yazılardan haberdar ol

Teşekkürler!

Hiçbir şeyi kaçırmadığından emin ol

İletişime geç

Mesajınız için teşekkürler! Size en kısa sürede döneceğim.

© 2022 iklimbayraktar.com

bottom of page